Toprak ana1


4/5/2008 ·

                                 

Bir çiçeği beslemek, tohumu ekmekle başlar. Tohum büyürken, toprak ana

kendine ekilen tohumun en iyi ürünü vermesini ister. Toprak ana sevilmiş

önemsenmiş sulanmış, dinlendirilmiş olmalıdır. Uzun yıllar verimli olması

toprak anaya iyi bakılmasıyla ilgilidir. İyi bir zemin tüm geleceği etkiler.

Sağlam zemin üzerine ne koyarsanız taşır.Toprak anayı önemseyin.

 

Yağmur yağıyor ve ortalık mis gibi kokuyor.. 

NOT:

Bilisayarım virüs nedeniyle çöktü.Üstüne ağ bağlantısında problem çıkınca

elim kolum bağlandı.Bu yazıyıda arkadaşımdan ekliyorum...Hepinizin hıdır ellez

şenliğini kutluyorum..Anneler gününe kadar halledilirse mutlu olacağım.

Selam ve sevgilerle... 

Yorum (12) Yorum yaz!

Güneş gözlüğü


1/5/2008 · Kategori: Hayatin icinden

Biliyor musunuz? Güneş gözlüğünüde bulan bizim ÇinlilermişJ

Adalet heykelinin gözü Batı’da bağlı, Çin’de ise güneş gözlüklü,çünkü güneş gözlüğü dediğimiz karartılmış camlı gözlükler Çin mahkemelerinde yargıçların gözlerini saklamak için kullanılırmış.

1930’da Amerikan hava kuvvetleri güneş gözlüğü kullanma kararı almış.Pilotların sırtı yazılı deri ceketleri ve eldivenlerinin bol bol filmlere de konu olduğunu biliyoruz..

Sivillerin yaşamına girişi Dünya Savaşından sonrası.!960 da Hollywood yıldızlarının kullanması

İkinci ikna dalgasını yaratır. Güneş gözlüklü tipler seçkin ifadelerle dolaşır :))

Bu nedenle Motosikletli polislerden sivillere, mafyaya kadar güneş gözlüğünün “Uzman”laşmayı ima etmesinde etkilidir.

Lise yıllarında okul etrafında dolaşan komik gözlüklü delikanlılar geldi aklıma.

O yıllarda da şimdi olduğum gibi çocuksu olduğumdan benim ilgi alanıma girmezlerdi ama

Tolga Savacı’nın Uçak üzerinde verdiği fiyakalı pozlarını hatırladımJ)

Hanımlar saç tepesine koydukları güneş gözlükleriyle (ki ben hala yakıştırırım)

Havalar atarlarmış..(piyasada yok muydu,pahalımıydı bilmiyorum)

Neyse ki günümüzde Aksesuar olmaktan çıktı..

Mutlaka hepimiz kullanıyoruz..Yalnız o ne modeller var hepsi beni al diye çıldırtıyor adamı..

Yorum (5) Yorum yaz!

Es


29/4/2008 ·

Merhabalar,

23 Nisan günü oğlumun aylardır çalıştığı gösterisini kalabalık ve bilgili bir ahmak nedeniyle keyfince izleyemeden çıktık okulundan

Hadi panora yapalım dedik..Orada keyifli saatler geçirdik,özellikle Avrupa birliğinin tanıtımı için hazırlanan kitapçık ve tanıtımlar güzeldi.Bowling oynarken  Efe her zamanki gibi bizi yendi  Aslında ben buna çok karşıyım. Yenilmeyi de öğrenmesi lazım ama babalar öyle demiyor.

Bugün 23 Nisan benim bayramım diyerek, bizi de böyle gaza getirerek epeyce eğlendi Efe paşa.

Tüm gün ayakta gezinmekten perişan oldum..Eve geldiğimizde yeni aldığı CD lerden

biri maalesef bilgisayarda arıza yaptı.

İlerleyen günlerde

arkadaşım ve çocuklarını da alarak 4.Murat’ı izlemeye gittik. 3 perde idi

Gece saat 12 de eve geldiğimizde  ayaklarım bitmişti..

Opera neden havasız ve sıcak anlamış değilim…

Oyun çok durağan ve karmaşıktı, bu yıl oyunların birçoğunda bunu gözlemlemek mümkün.

sanırım yolunda gitmeyen bir şeyler var ..

4.Murat’ı izlerken yer yer benzeri entrikaların hala var olduğunu görmek ve

Cumhuriyet’in gerekliliğini hissetmek çok anlamlıydı. Televizyon hiç izlemedim bu sıra

gazete haberlerinde gördüklerimse felaketin ta kendisiydi..

Efe’nin sınavları ve benim hastalanmamda bilgisayarın bir köşede masum masum durmasına sebep olduysa da onun bizi, bizimde onu özlememiz iyi oldu.

Havaların iyi gideceğini umud ederek dolap içlerine girmiş durumdayım

Yarın nelere gebe bilemiyoruz..hepinize sevgiler gönderdim..

 

 

Yorum (5) Yorum yaz!

23 Nisan'da bende çocuktum.


22/4/2008 ·


 

           
Ülke sınırlarımızda huzurlu ve birlik içinde yaşayabilmemiz;
Bayrağımıza saygımız ve bağlılığımız,
Mustafa Kemal ATATÜRK 'ün liderliğine inanmamız,
ve ordumuza güvenip sahiplenmemiz ile % 100 bağıntılıdır.
 
Bu 3 degeri benimseyip sonuna kadar inanıp güvenen herkes bu ülkede yaşamaya layıktır...
 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve çocuk bayramımız kutlu olsun.
Bir zamanlar bende çocuktum,sende çocuk oldun...
Bu sevinci doya doya yaşadık.Şimdi kendi çocuklarımızla beraber yolda gördüğümüz bir çocuğu mutlu etmeye ne dersin?
Belki bir balon,kalem,silgi,yahut bir simit ya da bir ekmek...
Daima dalgalan ay yıldızım......

Yorum (11) Yorum yaz!

Cosi fan Tutte


20/4/2008 · Kategori: Izledim

Cosi fan Tutte –( Bütün kadınlar böyle yaparlar.)

Bütün kadınların yaptığı düşünülen şey,

sevgiliniz nişanlınız ya da eşiniz

askere veya her hangi bir göreve gittiği zaman ,

önlerine çıkan aşk fırsatını

acıma duygusuylada olsa kabul ederler....

Oyun da anlatılmak istenen buydu.

iki gencin yakın dostları ,sevgilileriniz sizi aldatır

diyor onlar hayır aldatmaz diyor .Bahis başlıyor.

Kılık değiştirerek tam 2,5 saat uğraşıyorlar

ve nihayetinde kızların acıma duygularını kullanarak kabul ettiriyorlar....

  Nişanlıları askerde olduğu için mutlaka orda ölürler

 diye düşündürülüp yeni tanıştıkları kişilerle evleniyorlar.

Sonra kimlikler açıklanıyor.

Ha ha ha  hayat devam ediyor...Oyun işte!!!

-Gelelim gerçeğe insanlar neden böylesi çirkin bahislere girerler?

-Bu bahsi kabul eden nişanlı(adam) adam mıdır?

-Yardım edenler insan mıdır?

-Kadınların acıma duygusu ile oynayıp ,sonra bütün kadınlar böyle yapar demek ne kadar doğrudur?

-Hem kızların hem de erkeklerin böyle bir çirkin bahse alet olmalarını bile bile mutlu olmaları doğru mudur?

Oyun işte diyip geçemiyorum ben ...

hayatta her şey bir mantığa oturmalı benim için...

Ne yazık ki öyle olmuyor dimi ...

Çoğu kez aklımıza yatmasada aman banane der olduk.

Anlaşılacağı üzre 1790 lardada böyle tipler varmış:

Mozart bu opera’yı bestelediğinde 34 yaşındaymış.

Bu da ufak bir bilgi olarak kalsın istedim.

Dip not:

"Baharın geldiğine önce erik ağacı aldanır,birden dökünce çiçeklerini

Öylesine şaşkın bakakalır“

 

Yorum (5) Yorum yaz!

benim öğrendiklerim


17/4/2008 · Kategori: Yazmak istedim


annem ve oğlum,Ben de kalplerindeyim:))

ANASININ KUZUSU

Ben hayata şanslı gelenlerdenim.

Öylesine doğaüstü güce sahip kocaman yürekli bir annenin evladıyım.

Mersin’de denizin dibinde kum taneleri bitimsizdir.

Çeşit çeşit çakıl, öğretti bana  yan yana durmanın,

 nasıl büyülttüğünü insanı.

Palmiye ağacından da çok şey öğrendim.

Dik durmanın insana yakıştığını,

kollarımı sevgiyle açtığımda dikenlere göğüs gereceğimi,

Turunçtan öğrendim. Bir insanın bir çok işe yarayacağını

dışa yansıttığımız kabukların nasıl da tatlanacağını,

Üniversite sınavına girerken kılavuza, kurşun kalemle işaretlediğim

Ankara şıkkıyla buradayım.

Bir kurşun kalemin iziyle, gücüyle kaderin nasıl değiştiğini öğrendim.

72 buçuk neymiş burada öğrendim.

Nescafenin dost sohbetlere yakıştığını,

Özel sektörde çalışmanın sıkıntısını

Eve saat 22’den önce gelemedikçe öğrendim.

Sevdim sevildim.Evlendim.

Siyasetçilerin, bazı ünlülerin farklı yönlerini

görünce kimsenin yansıttığı ya da yansıtıldığı gibi

olmadığını öğrendim.

Bir gazeteci eşi olmanın ne demek olduğunu

depremin korkusunu yaşarken,

onun şevkle işine koşmasından sonra öğrendim.

Asıl ve Asil görevin ne olduğunu ,anne olduktan sonra öğrendim.

Ölümü babamdan,

Kadının gücünü annemden,

vatan sevgisini

Yüce Atatürk’ten

Sabrı, sevgiyi, inancı

İnsan olmayı yüce rabbimden öğrendim.

Deniz ‘den bakmayı, deniz dalgasından

Coşmayı ,,Ay ‘dan yetinmeyi,

Güneşten samimiyeti,Öğrendim.

Öğrendikçe öğreneceğim daha çok şey

olduğunu öğrendim.

Bittabi eksiksiz bir hayat olmadan

Ölünmeyeceğini öğrendim.

Öğrendiklerimden bir hamurla

Yaşamaktayım.

sevgilerle

 

02-02-2007

kendini tanıt sobesinde yazdıklarım.

Mavianne'nin Mersin ziyaretinden sonra

bu yazıyı yeniden ekleme ihtiyacı hissettim.. 

Yorum (6) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

body>