Virgülden önce


15/10/2008 ·


http://buyuleyenmutfakkokusu.blogspot.com/

Ölüp gidenler hayatına virgül koyanlardır.
Virgül, önceki cümle ile bağlantısı olduğunu ve
kendinden sonraki cümle ile
bağlantısının devam edeceğini anlatır bana…
Diğer sayfaya geçen sevdiklerimiz, cümlenin virgülden önceki
kısmında yaptıkları eserler, kişilikleri ve amaçlarıyla kalırlar aklımızda.
Virgülden sonraki kısımda bize bıraktıklarını yaşatmak
hiçbir şey yapmıyorsak,
anımsamak gibi erdemler bizim virgülden önceki bırakacağımız kişiliğimizdir…
Blog dünyasında hemen hemen herkesle arkadaşlık yapmayı başarmış
herkesinde arkadaşı olmayı başarmış bir kişilikti Esra..
Adeta yazdığı yazılar, illaki yorumları ile büyülerdi Esra.
Sıkı eleştirir, mutlaka da gülümsetirdi…
Yazılarında, sık sık kedilerinden ama en çok da
öğrencilerinden bahsederdi… Ufak bir köy okulunda müdürlük yaptığı için
sorumlulukları fazlaydı ve sağlık kontrollerini de erteliyordu.
ve birden bire, çok aniden virgül koyuverdi yaşamına…
Blog dünyasında bazı arkadaşlar onun senesinin yaklaşması nedeniyle
üstümüze düşen virgül öncesi bir proje düşünmüşler.
İnanın çok mutlu oldum… Esra, öğrencilerine kitap gönderileceğini duysa
Bu güzel hareket için bile virgül koymak isterim derdi.

Yine ,blog dünyasının güzel düşünceli, yazınca iyi yazan
kurdeleye yaşam veren hamarat kızı Ayça Kızılkaya
bloğunda duyurmuş ve projede etkin görev almış.
http://www.aycakizilkaya.com/
miss gibi ye yönlendirmiş ama ben ondan bahsetmeden geçmek istemedim..
E hadi ne duruyorsunuz… Virgül ne zaman konacak bilmiyoruz ki?
Esra'cığım nur içinde yat.Büyün devam ediyor.

 

Yorum (1) Yorum yaz!

yuhh artık!! dedirtten durumlar:)


12/10/2008 ·




















Acaba evimizi taşısak mı diye düşünüyoruz Ferda ile.
biraz boşluktan biraz da gereklilikten. İki haftadır değişik semtlerde evlere baktık.
Kimi büyük kimi küçük ama site içerisinde olmasına dikkat ettik..
Oran da gezdiğimiz bir daire içerisinin işçiliğindeki kalitesizlik nedeniyle
ve hatta köydeki Mehmet ağa çizseydi bu inşaatın mimarından
daha iyi çizerdi dedirtecek kadar kötüydü..
Göl manzarası var, ufukta bir su gözüküyor :))
Deniz görseydi ne olurdu bilmem?
11.Kat fiyatı 1milyon150bin dolar
dediğinde ise yuh!! deme kabalığını bize yaşattıkları için binanın
mimarı ve arsa sahibine
Laleciğimizin selamından gönderiyorum…
Sonra 312 Ulusoy city evlerini gezdik daireler henüz bitmemiş
Örnek daireye bittim. Bittim ama fiyatını duyunca öldüm.
750 milyardan başlıyor güzel kat ve cepheler..
Benim beğendiğim 950milyar:)))
http://www.park312.com/
Sonra Yaşamkent diye bir yerleşim yeri olmuş.
Ben evde otururken millet neler yapmış neler
henüz ulaşım rayına oturmamış ama çok lüks ve hoş siteler yapılmış
burada fiyatlar şimdilik 400 milyar dan başlıyor..
burada da beğendiğim daireler oldu…
Ben Arcadium alışveriş merkezinin dibinde oturmak istiyorum.
Sinema, tiyatro, alışveriş Migros Tansaş ve pazar iç içe
hatta kocaman camide var. Hepsi lazım adama.
oyak evlerinin yanı başı buralar, fakat evler o kadar küçük ve kötü ki…
ema asmabahçe evlerinin içini görünceye kadar pek niyetlendim
burada otururum diye…görünce hayal kırıklığı yaşadım..
Şimdilik evim evim güzel evim demekten başka yapacak bir şey yok.
Ankara’ da ev fiyatları tuhaf. Ankara' da mimari bir tuhaf
kriz zamanı ev bakan ben ve Ferda'da tuhaf....

Yorum (1) Yorum yaz!

Çayhanede Ağustos Mehtabı


10/10/2008 ·













Çayhane

Muhteşem güzel bir oyuncu kadrosu, akıcı konu, akıcı bir anlatım ve oyun dili vardı.
Ödüllü oyuncu
Bülent Emin Yarar’ın yanı sıra Hakkı Ergök, Ali Düşenkalkar, Atilla Şendil ve Ayumi Takano
rol almışlar.
Canlı keçi oynatmalarıda daha bir sevimli olmuş..


Güneş balçıkla sıvanmaz tezini ,ağustos mehtabını Amerikan bayrağını kapatırken ifade edilişi
ve ince anlamlarla vurgularına bayıldım...

Ankara'daki arkadaşlar mutlaka gidin oyunu izlemeye..
Hem çok güldük hem de öğrendik...
Daha ne olsun...
Dün akşam izlerken
Ayumiden bir röportaj iyi gider diye sürekli Mavianneyi düşündüm..


Yorum (1) Yorum yaz!

Bil Bakalım


9/10/2008 ·


Bir zaman önce blogcuda bir sobe oyunu vardı. Aldım
Kullandım. Memnunum idi adı. Bu yazıyı eklerken geldi aklıma..
Mutfakla ilgili orjinal aletler almayı çok severim.
Bu anneden gelen bir gen.
Bayram tatilinde annemde gördüm bu orjinal şeyi ..
Doğrusu hemen anlamadım ne olduğunu.
Meğer bardak yıkama aparatıymış:) Moldavya' dan hediye gelmiş.
Kafeler de kullanılıyormuş. Bayramda kullandım bende.
Aaa gerçekten çok güzel yıkıyor... Demişlerki deterjanlı suyunu
bir ay değiştirmiyormuşsun:(((
Hiç olurmu biz sık sık değiştirdik:))
Evde çok bardak kirletenler için güzel aparat..

Yorum (1) Yorum yaz!

Bozcaada'dan kalanlar


6/10/2008 ·


Bozcaada’ dan kalanlar.Küçük şirin sokak aralarını ve evlerin şirin süslemelerini çok sevdim..Halkın sıcak kanlı gülümsemelerini çok sevdim..Üzüm bağlarını ve lezzetli
üzümlerini çok sevdim…Kahve ve sunumunu çok sevdim..Kahveyi içtiğim yer çok özeldi.
Özel müzeyi ve müzenin kurucusunu çok sevdim…Hayallerimi süsleyen müzecilik isteğimi pekiştirdim…Bozcaada’nın Çanakkale Savaşı’nda askerlerin ülkelerine
Ana, baba ve sevgililerine mektup gönderdikleri yer olma özelliğini çok sevdim…
Müze sahibinin öyküsünü çok sevdim…Sadece Bozcaada’da bulunan mor benekli deniz kabuğunu çok sevdim.Bu yıl doğum günüme Bozcaada’da girmek istemiştim,öyle de oldu..Umarım şans getirir…Fotoğraf o an oradan geçen sevimli bir delikanlının sünnet düğününden bir kareBahtı açık olsun…Lokantada ciddi anlamda kazıklandık..
Bozcaada dâhil olmak üzere gezdiğim hiçbir yerden alacak doğru dürüst bir hediyeBulamıyorum..Hepsi bir birbirinden kötü ve uyduruk…
Kurulan tezgâhlar yerine ara mağazalarda daha hoş hediyeler çıkabiliyor…
Bunları yazmamın nedeni yeni gidecek olanların bazı detaylardan faydalanmaları…
Gideceğim yerlerde bu tür yazılardan çok faydalanıyorum doğrusu…
Bu arada bayramda Mersin'de bol bol yüzdük hava sıcaktı ..
Diğer dinlere inanan bir çok aile dostumuzla da her bayramda olduğu gibi bayramlaştık..Hediyeleştik…Tanrının tek olduğu bilinciyle diğer detaylara takılmadanyaşayabildik bayramı.

Yorum (1) Yorum yaz!

Bozcaada'dan kalanlar


6/10/2008 ·


Bozcaada’ dan kalanlar.Küçük şirin sokak aralarını ve evlerin şirin süslemelerini çok sevdim..Halkın sıcak kanlı gülümsemelerini çok sevdim..Üzüm bağlarını ve lezzetli üzümlerini çok sevdim…Kahve ve sunumunu çok sevdim..Kahveyi içtiğim yer çok özeldi.Özel müzeyi ve müzenin kurucusunu çok sevdim…Hayallerimi süsleyen müzecilik isteğimi pekiştirdim…Bozcaada’nın Çanakkale Savaşı’nda askerlerin ülkelerine Ana, baba ve sevgililerinemektup gönderdikleri yer olma özelliğini çok sevdim…Müze sahibinin öyküsünü çok sevdim…Sadece Bozcaada’da bulunan mor benekli deniz kabuğunu çok sevdim.Bu yıl doğum günüme Bozcaada’da girmek istemiştim,öyle de oldu..Umarım şans getirir…Fotoğraf o an oradan geçen sevimli bir delikanlının sünnet düğününden bir kareBahtı açık olsun…Lokantada ciddi anlamda kazıklandık..Bozcaada dâhil olmak üzere gezdiğim hiçbir yerden alacak doğru dürüst bir hediyeBulamıyorum..Hepsi bir birbirinden kötü ve uyduruk…Kurulan tezgâhlar yerine ara mağazalarda daha hoş hediyeler çıkabiliyor…Bunları yazmamın nedeni yeni gidecek olanların bazı detaylardan faydalanmaları…Gideceğim yerlerde bu tür yazılardan çok faydalanıyorum doğrusu…Bu arada bayramda Mersin'de bol bol yüzdük hava sıcaktı ..Diğer dinlere inanan bir çok aile dostumuzla da her bayramda olduğu gibi bayramlaştık..Hediyeleştik…Tanrının tek olduğu bilinciyle diğer detaylara takılmadanyaşayabildik bayramı…Şimdi içimiz kan ağlıyor şehitlerimize ..Anaları gururla doğurdu, sünnetini şenlikle kutladı. Büyüttü hayaller kurdu..Okuttu. Kınaladı asker eyledi… Hain bir kurşunun sızısıyla gitti, ana kuzularıHepsine rahmet gönderiyorum..Haklarını helal ederler inşallah..Biraz bile bile ölüme gitmiş gibi olmuşlar çünkü

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

body>